Ben her ne kadar pesimist bir insan olsam da biliyorsunuz blogumu mümkün mertebe bundan uzak tutmaya çalışıyorum… Yazmıyor olmam kötü zamanlar geçirmediğim anlamına gelmiyor ama bunları geri dönüp hatırlamak yerine unutmayı tercih ediyorum… Sonuçta ben de blogumu geri dönüp ne yazdım nasıl yazdım diye ara ara kurcalayan biriyim…
Girişgahı bir kenara bırakacak olursak ailecek kötü zamanlar geçiriyoruz ve bu dolayısıyla bloguda etkiliycek. Ben yine kafa dağıtmak için post girmeye devam etmeye çalışacağım ama her sabah 9da yayınlamak için çaba gösterdiğim günlük postları belki aksatacağım bir kaç gündür aksatmamdan anlayacağınız üzere…
Anneanneme akciğer kanseri teşhisi kondu twitterdan takip edenler birkaç gündür sıkıntılar olduğunu biliyor. Kendisi zaten parkinson hastasıydı ama çok iyi durumdaydı ve bir anda ateşlenip hareketsiz hale geldi biz ilk başta hastalığı ile ilgili olabileceğini ya da ağır bir grip geçirdiğini düşündük ve bir özel hastaneye (hem de bilindik ve a sınıfı diye geçen bir hastaneye ) kaldırdık orda da durumu fark etmeyen! ( ya da edipte dile getirmeyen ) dr’lar sayesinde 2gün süründük teşhis koymadıkları halde cerrahi müdale lazım demeleriyle de apar topar hastane değiştirdik. Sonuç olarak yapabileceğimiz bir şey yok hastanız kanser göğsünde bir kitle var diyip takribi bir maksimum süre verip bugün taburcu ettiler anneannemi
yaşından dolayı ne ameliyat ne de kemoterapi görebiliyor ve şu anda yapabileceğimiz tek şey onu mutlu etmek umarım bunu başarabiliriz. Şu anda psikolojik durumumuzu az çok tahmin edebilirsiniz diye düşünüyorum her ne kadar bu illet hastalıkla karşılaşmasanız bile ki bizim ailede kaçıncı kanser hastası oldu anneannem yine de nasıl yıktı bu hastalığı ve pisliğini bilsekte… Karşılaştığımız durumlara hiç değinmek bile istemiyorum ama daha önce yaşadıklarımızda bunları görmemiştim ağzım açık kaldı hastalıktan çok yapılan muameleler koydu desem yeridir… Bir et parçasından farksız olarak görüldüğümüzü gösterdi ne yazık ki
Biz ne yazık ki sonu bilindik bir süreçteyiz ve bunu hazmetmeye çalışıyoruz ailecek ben de bu sürede belki buraya yeterince ilgi gösteremeyeceğim ya da bazen kafamı dağıtmak için hiç bir şey yokmuş gibi güzel postlar girebilirim. Lütfen beni bu ikisi içinde yargılamayın zira çok fazla kafa dağıtmaya da ihtiyacım var.
Anneannem hastanedeyken Lilo’da evde hasta yatıyordu. İki kankitolar diyoruz biz onlara ne kadar güzel anlaştıklarını ve Lilo’nun her şeyi nasıl hissedip üzüldüğünü ve kankisi eve geldiğinde nasıl mutlu olup hastalığının geçip yüzünün güldüğünü bir bilseniz.
Bu haberi blogun anormalleşmesinin düzeninin bozulmasının sebeplerini bilmeniz için ilettim umarım 3.bir kötü post yazım olmaz
























